İki sınıfın ortalaması aynı olabilir ama içlerinde bambaşka tablolar bulunabilir. Ortalamaya bakarak alınan kararlar çoğu zaman yanlış öğrenciye ulaşır.
Sınıf raporlarında en çok bakılan sayı ortalamadır. Oysa ortalama, bir sınıfı tarif etmek için tek başına en zayıf ölçütlerden biridir.
Sosyal-duygusal alanda ortalaması 67 olan iki sınıf düşünün. Birincisinde öğrencilerin neredeyse tamamı 60–75 aralığında; ikincisinde yarısı 85 civarında, diğer yarısı 45 civarında. Ortalama aynı, ama ikinci sınıfta iki farklı grup var ve bunlardan biri destek aralığında.
Ortalamaya bakarak “bu sınıfta sorun yok” demek, ikinci sınıftaki on iki öğrenciyi görmemek demektir.
Sınıf raporunda ortalamanın yanında iki şeye daha bakın:
Ortalamanın en anlamlı kullanımı karşılaştırmadır: aynı sınıfın dönem başı ve dönem sonu ortalaması, ya da aynı kademedeki sınıfların birbirine göre konumu. Tek bir ölçümde tek başına okunduğunda ise ortalama, çoğu zaman gizlediği bilgiden daha azını söyler.
Sınıf düzeyindeki raporlama öğrencileri sıralamak için değildir. Amaç, bir konunun bireysel mi yoksa ortamla ilgili mi olduğunu ayırt etmektir. Bir alanda hem ortalama düşükse hem de destek aralığındaki öğrenciler o alanda toplanıyorsa, bu genellikle sınıf düzeyinde bir çalışmayı işaret eder.
Aynı kademedeki iki sınıfı karşılaştırırken ortalama farkına bakmak yeterli değildir. Şu üç soruyu eklemek tabloyu düzeltir:
Katılım oranı aynı mı? Bir sınıfta öğrencilerin yüzde 95’i, diğerinde yüzde 70’i uygulamaya katıldıysa, iki ortalama karşılaştırılabilir değildir. Katılmayanların kim olduğu genellikle rastgele değildir.
Uygulama koşulları aynı mı? Farklı ders saatlerinde, farklı ortamlarda yapılan uygulamalar sistematik fark üretir. Bu fark sınıfa değil, uygulamaya aittir.
Sınıf mevcudu benzer mi? 18 kişilik bir sınıfta tek bir uç değer ortalamayı belirgin biçimde kaydırır; 34 kişilik bir sınıfta aynı değer neredeyse görünmez.
Sınıf ortalamalarının ortalaması, okul ortalaması değildir — özellikle sınıf mevcutları farklıysa. Okul düzeyinde bakarken doğru soru şudur: destek aralığındaki öğrenciler okul geneline nasıl dağılıyor? Belirli sınıflarda mı toplanıyor, yoksa homojen mi?
Toplanma varsa bu bir sınıf dinamiği ya da uygulama farkı işaretidir ve okul yönetiminin ele alabileceği bir konudur. Homojen dağılım ise bireysel destek planlamasını gerektirir.
Sınıf raporunun okuyucusu değiştikçe vurgulanması gereken de değişir:
Aynı veriden üç farklı okuma çıkar. Ortalamayı tek başına paylaşmak, üçüne de eksik bilgi vermek anlamına gelir.
Nefura değerlendirme araçlarını hazırlayan ve okullardaki uygulamayı yürüten ekip. Bu yazıdaki içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel bir değerlendirme ya da tanı yerine geçmez.