• Öğrenci Gelişim ve Rehberlik Değerlendirme Sistemi
  • Demo Talep Et

Öz yeterlilik mi, beceri mi?

Öz yeterlilik mi, beceri mi?

Bir öğrenci yapabildiği hâlde denemekten vazgeçiyorsa, ona daha fazla konu anlatmak işe yaramaz. Bu iki durumu ayırmak, verilecek desteğin yönünü tamamen değiştirir.

Akademik performansı beklenenin altında kalan öğrenci için ilk refleks genellikle aynıdır: ek çalışma, ek kaynak, ek ders. Bu, sorunun beceri eksikliği olduğu varsayımına dayanır. Ama her zaman öyle değildir.

İki farklı tablo

Beceri eksikliği. Öğrenci görevi yapmak için gereken bilişsel süreçlerde zorlanıyor. Ölçümde ilgili alan düşük çıkar, öz yeterlilik algısı ise normal olabilir — öğrenci zorlandığının farkındadır ama denemekten vazgeçmemiştir.

Düşük öz yeterlilik algısı. Öğrenci gerekli beceriye sahiptir; ölçümde ilgili alan beklenen aralıktadır. Ancak kendi kapasitesine güvenmediği için görevi başlatmaz ya da erken bırakır. Dışarıdan bu, beceri eksikliği gibi görünür.

Ayrım nasıl yapılır?

Genel Öz Yeterlilik Ölçeği’nin (GOYO) akademik alandaki ölçümlerle birlikte okunması bu ayrımı görünür kılar. Akademik alan beklenen aralıkta ama öz yeterlilik düşükse, ek konu anlatımı sorunun yerine değmez.

Benlik Saygısı (BS) ve Öznel İyi Oluş (OIO) ölçekleri eklendiğinde tablo genişler: düşük öz yeterlilik yalnızca akademik bir alanla mı sınırlı, yoksa öğrencinin kendine dair genel değerlendirmesinin bir parçası mı?

Neden önemli?

Yanlış ayrım yapıldığında verilen destek işe yaramaz ve bu, öğrencinin “zaten yapamıyorum” inancını güçlendirir. Doğru ayrım yapıldığında ise çalışılacak alan nettir: birinde beceri, diğerinde deneyim ve geri bildirim.

Öz yeterlilik algısı bir kişilik özelliği değil, deneyimle değişen bir değerlendirmedir. Bu nedenle dönem başı ve dönem sonu ölçümü, çalışmanın işe yarayıp yaramadığını görmenin en pratik yoludur.

Sınıf içinde nasıl görünür?

İki tablo sınıf ortamında farklı davranışlar üretir:

Beceri eksikliği olan öğrenci genellikle başlar ve yarıda kalır. Yardım istediğinde sorusu somuttur: “burayı anlamadım.”

Öz yeterlilik algısı düşük öğrenci çoğu zaman hiç başlamaz ya da “zaten yapamam” diyerek erken bırakır. Yardım istemez, çünkü yardımın da işe yaramayacağını düşünür. Sorulduğunda yanıtı geneldir: “ben bunu yapamıyorum.”

Bu ayrım gözlemle yakalanabilir ama tek başına yeterli değildir — özellikle iki durum bir arada olduğunda.

İkisi bir aradaysa

En yaygın tablo aslında budur: beceri eksikliği zamanla başarısızlık deneyimi üretir, başarısızlık deneyimi öz yeterlilik algısını düşürür, düşen algı denemeyi azaltır ve beceri daha da geride kalır.

Bu döngü kırılırken sıra önemlidir. Yalnızca beceri çalışılırsa öğrenci denemediği için ilerleme görünmez. Yalnızca motivasyon çalışılırsa öğrenci denediği hâlde başaramadığı için algı daha da düşer. İkisi birlikte, küçük ve kesin başarı deneyimleri üretecek biçimde planlanmalıdır.

Ölçümü ne sıklıkla tekrarlamalı?

Öz yeterlilik algısı beceriden daha hızlı değişir. Bu nedenle bir destek çalışmasının ilk etkisi genellikle önce öz yeterlilik ölçümünde görülür, beceri ölçümündeki değişim daha sonra gelir. Dönem başı ve dönem sonu ölçümüne ek olarak, hedefli bir çalışmanın ortasında yapılan bir öz yeterlilik ölçümü, çalışmanın doğru yolda olup olmadığını erken gösterebilir.

Veliyle konuşurken

“Yapabiliyor ama denemiyor” cümlesi veli tarafından çoğu zaman “tembellik” olarak duyulur. Bu nedenle ölçüm sonucunu aktarırken çabayı değil, deneyimi öne çıkarmak gerekir: öğrenci geçmişte yeterince olumlu deneyim biriktirememişse, denememesi bir tercih değil, öğrenilmiş bir beklentidir.

Nefura Rehberlik Ekibi

Nefura değerlendirme araçlarını hazırlayan ve okullardaki uygulamayı yürüten ekip. Bu yazıdaki içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel bir değerlendirme ya da tanı yerine geçmez.

Nefura’yı kurumunuzda görün

Değerlendirme paketini ve örnek raporları birlikte inceleyelim.